Masculin féminin: 15 faits précis

6 Ağustos 2011 Cumartesi




- Masculin feminin için genclik hakkında bir filmdir denilebilir mi?

Godard - hayır, öyle oldugunu düşünmüyorum. daha çok gencligin fikri üzerine bir film. felsefi bir fikir ama pratik bir fikir değil. bir nevi geri tepkime gibi. daha genc bir bakış diyelim. eger insanlar 40 yasındayken bir tepkiye aynı yoldan tepki vermiyorlarsa, bu cok basit, cünkü henüz 19'undadırlar, 40 yasında değildirler. demek istedigim, bu genclik üzerine cekilmiş bir deneme ya da analiz değildir, hatta film bir cok acıdan romandan ziyade sosyolojiye daha yakındır. gencligin konusması olarak adlandıralım ama biraz müzikle alakalı, "genclige konçerto" gibi. bütün müzik notaları, romanlara girdikten sonra bir digerinden nasıl ayırtedilebilir, nasıl farklılaştırılabilinir, kelimeler genc, fakat anlamları işaretlerimden geliyor. gençligin henüz deforme olmamış izlerini aldım, -ki zaten o zaman bu izlerim henuz defalarca kez kullanılmamıstı, masculin feminin'de ilk kez kullanıldılar. şimdi üzerinden zaman gectikten sonra artık üzerine konusabilirim cünkü bu filmi yaptıgımda ne yapmak istedigim üzerine en ufak bir fikrim yoktu.

- Hikayenizin gidişatı bir maupassant hikayesi üzerinden mi yola cıkmıştı?

Godard: teorik olarak öyle evet, aslında başladıgım şey maupassant'ın "paul mistress" hikayesiydi, bu hikayde bir erkek bir kıza asık oluyor fakat işler o kadar da iyi gitmiyor cünkü kız başka bir kıza aşık. ve sonunda ben ne zaman kendimi yükseltmek için bir "duvar" kullansam, işler yoluna giriyordu, sonra baska bir şey kesfettim, kullandıgım duvarı unutmustum. genc insanlar tuttum, onlar da benimle ilgilendiler, cok profesyonel bir seyle ugrasıp ugrasmamam onları ilgilendirmiyordu pek. onları konusturdum, bu film için aslında bir tür yoklama denilebilir ama bu denilecekse eger, geniş çaplı bir yoklama denilmeli. herşeyin oldugu, nerde ve nasıl davranılacagının anlasılması gereken bir yoklama. gencler birbirleriyle konustukları her an birbirlerinin yoklamaya calısıyorlardı, erkek kızla konustugunda, kızı idrak etmeye calısıyor, ve kız erkege bir şey soylediginde onu anlamaya calısıyordu. ben de hepsinin bir tür haritasını aldım, onlarsa her biri, birbirinde bir iz bıraktı. "sürekli bir iz sürme, yoklama" denilebilir.



pc: Godard söyleşisi, ekşi sözlük kaynaklarından.

2 yorum:

Melange dedi ki...

cok severek,keyifle ugruyorum..zevkle okuyorum
selamlar

Hacivat dedi ki...

size de selam, teşekkürler :)

Yorum Gönder