Ingmar Bergman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ingmar Bergman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Törst

13 Mayıs 2011 Cuma


İnsan yalnız yaşayabilir mi? Yoksa cehenemden bile daha kötü müdür yalnız yaşamak? Bergman savaş sonrası toplum ve insan ilişkilerine yalnızlık, melankoli, birliktelik ve ahlak üzerinden bakıyor. Bergman sinemasının diline yabancı olmayan kişiler için yer yer farklılık eden konuşmalar (aforizmalar denilebilir) oldukça sıklıkta.

The Seventh Seal

23 Nisan 2011 Cumartesi


Yedinci Mühür yalnızca bir film olmanın ötesinde zamana meydan okuyan bir başyapıt, Bergman sinemasında didiklenen o insan ve onun çevresinde dolaşan olgu ve formlar bu filmde bizlere Antonius Block karakteri ile ölüm arasında sunuluyor.

Hayatı, ölümü,sonsuzluğu ve Tanrı'yı sorgulayan ve bunları bulmaktan öte bir bilmeyi isteyen Antonius Block ve yardımcısının bir yol hikayesi. Kimine göre inanmaktan öte bir sorgulama eseri olan bu yapıt bir zaman sonra gerçeğin kaçınılmaz gerçeği ile başbaşa kalmanıza da yardımcı olabilir.

Wild Strawberries

17 Nisan 2011 Pazar


Geçmiş ve gelecek aynı zamanda olabilir mi?

Bergman bizlere öyle bir şölen sunuyor ki karşısında bir kez daha saygı duymaktan öteye gidemiyor insan. Blog içinde yer alan filmler hakkında söylenebilecek bir çok söz varken ben her zaman bunu izleyicinin kendisine bırakmayı uygun buldum. Birilerinin filmi nasıl anladığı bir diğerinin anladığı olsun isteği çoğu kez sinemanın doğasına vurulan ket gibi durmakta. Bu film için söylenebilecek yegane şey de benim için bundan ötede durmuyor evet Igor yalnız bir adam evet hataları ile yüzleşiyor belki de yüzleşmek zorunda olduğu gerçeğinden kaçamıyor ama kim ve neden en önemlisi de niye?

Bergman sunar...Wild Strawberries

The Passion of Anna

17 Şubat 2011 Perşembe



Bir çok Bergman filmi izlemiş olmama rağmen bu film ile kendi Bergman silüetimi farklılaştırdığımı düşünüyorum bunun sebebi olarak filmin içindeki yönetmenin deneysel duran oyuncularına yüklediği karakterleri analiz etme görevleri gösterilebilir ama hayır, Andreas'ın kendi içine yolculuğunu dışa vurduğu tiradı Anna'nın kendi olgusuna olan sözleri belki de buna sebeptir. Kim bilir belki de hiçbiridir.

Anna



Andreas

Vargtimmen

13 Şubat 2011 Pazar



Yine gece olacak ve biz uyuyamayacağız. Belki de saniyeler sandığımızdan daha uzundur ve uzun süre beraber yaşamak değil midir insanları birbirlerine benzeten? Kukları yapanlar hayellerimizide yapıyorlar. Ben kimim? Kıskanç birisi miyim sadece? Bu ada bu ev bu şato nereye aitiz.